Hepimiz zaman zaman kaygı duyarız. Ancak bazı insanlar için kaygı, geçici bir his olmaktan çıkar ve günlük hayatı etkileyen sürekli bir döngüye dönüşür. Bir endişe biter bitmez diğeri başlar; zihin sanki sürekli "ya olursa?" soruları üretmeye programlanmış gibi çalışır.
Kaygı döngüsünün en sinsi yanı, kendi kendini besleyen bir yapıya sahip olmasıdır. Kaygı döngüsünü besleyen temel mekanizmalar şunlardır:
- Kaçınma davranışı: Kaygı yaratan durumlardan uzak durmak kısa vadede rahatlama sağlar, ancak uzun vadede kaygıyı güçlendirir.
- Çarpık düşünce kalıpları: "Kesinlikle kötü bir şey olacak", "Bunu asla başaramam" gibi düşünceler kaygıyı besler.
- Seçici dikkat: Kaygılı bir zihin, yalnızca endişeyi destekleyen verileri toplar.
- Olumsuz öz değerlendirme: "Ben zaten başa çıkamam" gibi inançlar, kaygının sizi felç etmesine zemin hazırlar.
Kabul ve Farkındalık Yaklaşımı: Kaygılı bir düşünceyi fark ettiğinizde onu bastırmaya çalışmak yerine, ona bir gözlemci gözüyle bakabilirsiniz. "Şu an bir endişe düşüncem var" diyerek düşünceyi etiketleyin.
Düşünce Yeniden Yapılandırma: Kaygılı düşüncelerinizi sorgulayın. "Bu düşüncenin gerçekleşme olasılığı gerçekten ne kadar yüksek?" "Daha önce benzer bir durumda ne olmuştu?"
Kademeli Yüzleşme: Korktuğunuz durumlarla adım adım yüzleşmek, kaçınma döngüsünü kırmanın en etkili yoludur.
Beden-Zihin Bağlantısını Güçlendirin:
- Düzenli fiziksel aktivite kaygıyı azaltmada son derece etkilidir
- Dengeli beslenme ruh sağlığını doğrudan etkiler
- Nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri, kaygı anında en hızlı çözümdür
- Doğayla vakit geçirmek kaygı düzeyini düşürür
Eğer kaygınız günlük işlerinizi aksatıyorsa, profesyonel destek almanın zamanı gelmiş olabilir. Kaygı bozuklukları, psikolojik danışmanlıkta en iyi yanıt veren durumlardan biridir.
Pozitif Akademi Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi olarak Samsun Atakum'daki merkezimizde, kaygı döngüsünü kırmanız için size özel bir terapi planı oluşturuyoruz. Yüz yüze ya da online danışmanlık seçeneklerimizle yanınızdayız.



