Kendinizi sık sık kaygılı hissediyor ama nedenini tam olarak bulamıyor musunuz? Çoğu zaman kaygı, hikayenin tamamını anlatmaz. Yüzeyde kaygı gibi görünen şeyin altında bambaşka duygular saklı olabilir.
Birincil duygular, bir olay ya da duruma verdiğimiz ilk, doğrudan tepkilerdir. İkincil duygular ise birincil duygunun yerine geçen, onu maskeleyen duygulardır. Kaygı, en yaygın ikincil duygulardan biridir.
Kaygı neyin yerine geçiyor olabilir?
- Üzüntü ve keder: Bir kaybın acısını doğrudan hissetmek çok ağır gelebilir. Zihin bu acıdan kaçmak için kaygıya yönelir.
- Öfke: Bastırılan öfke kendini kaygı olarak gösterebilir.
- Utanç ve mahcubiyet: Sosyal ortamlarda kaygı yaşayan bir kişi, aslında derin bir utanç duygusu taşıyor olabilir.
- Kıskançlık: Zor kabul edilen bu duygu, kaygı kisvesi altında yaşanabilir.
- Hayal kırıklığı: Beklentilerin karşılanmaması kaygıya dönüşebilir.
Eğer kaygınızın altındaki gerçek duyguyu fark edemezseniz, yanlış soruna çözüm aramış olursunuz. Bu da kaygının tekrar tekrar geri gelmesine neden olur.
Gerçek duygularınıza nasıl ulaşabilirsiniz?
- Kendinize sorun: "Gerçekten kaygılı mıyım, yoksa başka bir duygu mu var?"
- Duygu günlüğü tutun: Kaygınızın hangi durumlarda ortaya çıktığına dair kalıplar fark edeceksiniz.
- Bedeni dinleyin: Sıkılmış yumruklar öfkeyi, göğüsteki ağırlık üzüntüyü gösteriyor olabilir.
- Olasılığa açık olun: "Belki de üzgünüm" ya da "Belki de kızgınım" gibi alternatifleri düşünün.
- Yargılamayın: Hangi duyguyu hissediyor olursanız olun, kendinizi yargılamayın.
Kaygının altına bakmak cesaret ister. Ama bu cesaret, kendinizi daha derinden tanımanın anahtarıdır.
Pozitif Akademi Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi olarak Samsun Atakum'da, kaygının yüzeyinin ötesine geçerek duygularınızı derinlemesine keşfetmenize yardımcı oluyoruz. Kendinizi daha iyi tanımak için ilk adımı atmaya ne dersiniz?



